top of page

Chios-Sakız Adası

Updated: Mar 15, 2022

Gördüğüm Yunan adaları içinde ( hepsini gezmeye ömür yeter mi bilmem J ) ilk 3’e girecek adalardan biridir Sakız adası… Yunan versiyonu ile Chios.

Çeşme limandan yapacağınız 1 saatlik feribot yolculuğu ile varabileceğiniz bu ada tıpkı diğer adalarda olduğu gibi ilk bakışta küçük evleri, mavi beyaz renkleri ve sevimli limanı ile tatile keyifle başlamanıza yetiyor…

Benim gibi gittiği adada mutlaka bir tam tur atmayı sevenlerdenseniz kendi arabanızla veya araba/motor kiralayarak 3 günde bu güzel adanın her yerini gezip küçük molalar vererek denizin ve güneşin keyfini çıkartabilirsiniz.

  1. Eğer 1 ay ya da 2 ay içerisinde 2’den fazla sınır çıkışı yapacaksanız kendi aracınızla çıkmak maddi anlamda daha avantajlı oluyor.

Konaklama;

Biz konaklama için Karfas bölgesini seçtik oteller bölgesi de denebilir ancak daha canlı gece hayatının ve hareketliğin içinde olmak isterseniz Limanda yani merkezde kalmayı tercih edebilirsiniz. Sanırım bir sonraki gidişimde benim de tercihim olacak J Karfas bölgesi özellikle Türklerin konaklama için tercih ettiği bir nokta ve uzun kumluk bir plaja sahip…

1.gün;

Karfas bölgesinde kaldığımız için ilk günü adanın güneyine ayırdık.

Komi Plajı; plaj boyunca seçeceğiniz işletmelerden birine yerleşerek tüm günü harika denizin tadını çıkararak ve frappenizi yudumlayarak geçirebilirsiniz, bu bölgedeki plajlar özellikle Yunan gençlerinin tercih ettiği yerler olduğu için genç nüfus oldukça fazla ve oldukça eğlenceli bir bölge…

Mavra Molia; Volkanik patlamalar sebebiyle siyah çakıl taşlarıyla kaplı ancak suyu bir o kadar berrak ve temiz olan bir plaj. Denize ilk girişte siyah taşlar insanı ( en azından beni J ) hafif bir ürkütse de suyun temizliği ve berraklığı ile kendinizi denize bırakmanız çok da zor olmuyor. Organize bir plaj olmadığı için uzun kalmak isteyenler mutlaka yanında içecek ve atıştırmalık bulundursun. Plaj ve denizin girişi irili ufaklı siyah çakıl taşlarıyla kaplı olduğu için havlu üzerinde plajda takılmak pek konforlu sayılmaz ama kesinlikle görülmeye değer ayrıca deniz ayakkabınız varsa burası kullanmak için en doğru yer…


Agia Dynami; Plaja yaklaştıkça topraklaşan yol size yanlış bir yere gittiğiniz hissini verse de yolun sonuna geldiğinizde sizi masmavi bir deniz ve sakin bir koy bekliyor. Plaj tamamen bakir yani yanınızda ne varsa onunla baş başasınız. Adını yanındaki kiliseden alan koyda başka bir bina bulunmuyor.


Güneşin yakıcı etkisi azaldığı anda kendimizi köyleri gezmek için yollara vurma zamanı geliyor

Mesta köyü; Ortaçağdan kalma çevresi küçük surlarla çevrili küçük bir köy olan Mesta’nın iki giriş kapısı bulunuyor bu kapılardan birinden içeri girdiğiniz anda sizi sanki bambaşka bir zamana taşıyor. Daracık sokakların ve birbirine bitişik evlerin arasından geçerken kaybolmanız mümkün çünkü köy zamanında korsanların önemli binalara ulaşamaması için labirent şekilde planlanmış. Meydandaki küçük cafelerde bir mola verebilir bildiğimiz bir tat olan lokmanın Yunan versiyonunu da deneyebilirsiniz J



Pirgi köyü; Köyün en önemli özelliği tüm binalarda geometrik şekiller kullanılması. Binalar koruma amaçlı olarak dış cepheleriyle bir kale oluşturacak şekilde yapılmış kapı ve pencereler köyün içine bakmakta. Kapı önlerinde oturup sohbet eden teyzeler önlerinden geçerken size gülümsemeyi ve selam vermeyi de ihmal etmiyorlar. Kahve içilecek güzel bir meydanı ve heybetli de bir kilisesi vardır.


Olimpi köyü; Gezdiğimiz iki köyde fazlaca zaman geçirdiğimiz ve okuduğumuz kadarıyla aynı tarzda olduğu için bu köyün etrafında arabayla hızlıca dolaştık ama etrafında dolaşınca tek gördüğünüz yer bina duvarları oluyor tıpkı diğer köylerde olduğu gibi korunma amacıyla tasarlanmış J

Dönüşte tavsiye üzerine uğradığımız Armolia köyünde kilisenin bulunduğu meydandaki restoranda oğlak eti deneyip yerel biralarımızı ( Fresh Chios Beer ) içerek günün yorgunluğunu atıp Karfas’taki otelimize dönüyoruz.

2.gün

Karfas’ta otelimizin yakınında bulduğumuz sevimli bir pastanede(Pes Alevri) çay eşliğinde güzel bir kahvaltı yaparak bu sefer adanın batısına doğru yola çıkıyoruz.

Lithi plajı; Büyük kumlu bir sahili olan Lithi de güzel restoran ve plaj işletmeleri mevcut, denizi kumlu olduğu için adanın genelinde alışık olduğumuz berraklıkta olmasa da soğuk deniz sevmeyenler için ideal.

İlk günün yoğun programından sonra ikinci günü tek plajda tamamlayıp akşamüzeri Anavatos köyüne geçiyoruz.

Anavatos köyü; Yüksekte bir kaya üzerine inşa edilen köy bugün terkedilmiş bir anıt köy ve arka sınırı tamamen uçurum. Uzunca merdivenlerden çıkarak köyün en üst noktasına ve ürkütücü uçurum kenarına ulaşabiliyorsunuz.



Ayrıca bu köy, 1822 Osmanlı baskınında adada kalan son kişilerin ulaşılamaz diye düşünerek bu surlara saklanıp Osmanlı bu noktaya ulaştığında ise surlardan atlayarak intihar ettiği üzücü bir hikaye ile anılır.

Nea Moni manastırı; Unesco tarafında dünya kültür mirası listesine alınan manastır 1042 yılında 3 rahip tarafından inşa edilmiştir. Manastırda yukarıda bahsettiğimiz baskın döneminde manastıra saklanıp burada öldürülen insanlara ait kemiklerin sergilenmesi tartışmalara sebep olmuştur. Geçmiş dönemlerde savaş halinde olan iki ülke halkının bu gibi hikayelere sahip olması tabi ki kaçınılmaz ve her iki ülke de zamanında yaşamak zorunda kaldığı üzücü bir geçmişe sahip…


3.gün

Üçüncü ve son gün dönüş feribotumuzun akşam saatlerinde olması sebebiyle günü adanın doğu tarafında limana yakın yerlerde geçirmeyi tercih ediyoruz. Tabi ki plaj yolumuzun üstünde bulunan yel değirmenlerinde bir fotoğraf molası vermeden olmaz…

Glari plajı; Limanı geçtikten sonra kuzeye doğru ilk plaj Mersinidi olsa da biz öncelikle Glari’ye bakmak istiyoruz, yukarıdan koya baktığınızda cazibesine kapılmamanız pek mümkün değil. Güzel bir plaj bar ve harika bir deniz daha ne olsun…


Mersinidi plajı; Tıpkı Glari gibi doğal küçük tertemiz bir koy ama biz glari de çok güzel vakit geçirdiğimiz için buraya sadece uzaktan bakabildik J


Lagada; Gitmeden son deniz ürünleri ziyafeti için uğradığımız küçük bir balıkçı kasabası… Tavsiye üzerine gittiğimiz Nostos restoran her şeyiyle çok başarılıydı belli ki Türkler arasında oldukça popüler bir restoranmış masaların yarısından fazlası bizdendi…





Recent Posts

See All

Rodos

bottom of page