top of page

Gökçeada

Updated: Mar 15, 2022

Hep yunan adalarını gezecek değiliz yaa biraz da az sayıdaki kendi adamızı gezelim değil mi?

Gökçeada ilk bakışta çorak bir ada olarak görünse de bozulmamış doğası, sakin ve huzurlu ortamı ile kesinlikle seyahat tercihleri arasında olması gereken bir ada…


Antik Yunan döneminden beri İmroz (Yüce Ana Tanrıça) adası olarak biliniyor, Homeros’un İlyada’sında deniz tanrısı Poseidon’un adası olarak bahsediliyor.


Saat 11.00’e aldığımız feribota sakince yetişebilmek için sabah 4 gibi yola çıktık bu güzergahta mutlaka mola verip kahvaltı ettiğimiz Melih Öge tesislerinde verdiğimiz 1,5 saatlik kahvaltı molası (boşuna sabahın 4’ünde yola çıkmadık) sonrası Kabatepe limanına doğru yola devam ettik.


Saat 10.00 gibi gayet vakitli geldiğimiz limanda maalesef hoş olmayan bir durumla karşılaştık ki bunu yazmadan edemeyeceğim. Erken geldiğimiz için yakındaki bir cafeye birşeyler içmek için girdik saat 11.00’e doğru feribota binmek için kalktığımızda bize hiç acele etmememizi yakıt almak için geç kalkacağını belirttiklerinde bu sürenin 45 dakika olacağını hiç tahmin etmemiştik. Demek ki sürekli yaşanan bir durum ki cafe çalışanları bile farkındalar. Rutin bir yakıt alma işleminin planlamasını doğru yapmadan yolcuları 45 dakika üstelik hiçbir açıklama yapmadan bekleten Gestaş’dan hoşnutsuz bir şekilde seyahatimize devam ettik.


Yaklaşık 1,5 saat süren feribot yolculuğu sonrası adaya vardık. Yukarıda bahsettiğim gibi ilk gördüğünüzde biraz hayal kırıklığı yaşatabilir çünkü beklenti hep yemyeşil bir adaya varmak…


Adaya gelişimiz biraz gecikmeli olunca o günü denize değil merkezde gezintiye ve yemeğe ayırmak daha mantıklı geldi. Gökçeada merkezinde sokaklarda yaptığımız keyifli gezinti sonrası Gliki’de adanın meşhur oğlak etini denemeye karar verdik, çok da iyi yapmışız sonraki iki günde yediklerime kıyasla en iyisi olduğunu söyleyebilirim gerçekten çok lezzetli idi.


Bloklarda bahsini duyduğumuz keçi peynirli küçük pizza görünümlü Çiçirya yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda tek yerde yapıldığını ve bunu yapan yerin isminin Çiçirya olduğunu öğrendik. Gliki’nin misafirperver şefi bizim için keçi peynirli çok lezzetli bir pide hazırlayarak kalplerimizi kazandı.


Çarşı içinde dolaşma, yemek yeme ve efi badem kurabiyesi tadımları sonrası tavsiye üzerine bulduğumuz Kaleköy’deki otelimiz Anemos’a doğru yola çıktık. Öncesinde Kaleköy limanını ve küçük sevimli dükkanları da gezmeyi ihmal etmedik tabi…

Anemos Otel adanın dokusuna uygun taş binalardan oluşan butik bir otel, önünde küçük bir havuzu var ve sizin rahatınız için her türlü hizmet düşünülmüş, otel yetkilisi Murat Bey’in ve tüm ekibin güler yüzü, misafirperverliği ve yardımseverliği ile kendinizi evinizde hissediyorsunuz.


Hele bir kahvaltısı var ki otel kahvaltısı diyerek haksızlık edemem her şey taze ve leziz…

Gökçeada dokusu korunmuş eski rum köylerinden oluşuyor bunlardan biri de Tepeköy, ilk akşam için yemeğimizi yine tavsiye üzerine tam adıyla To Steki Tis Angelikis restoranda aldık. Mezeler, ciğer hele de ahtapot harikaydı…


"Adı üzerinde Tepeköy yüksekte kaldıgından manzara müthis hele aksam çıkan dolunay tam bir bonus oldu bizim için."

Burası dışında bir kır bahçesi havasında canlı müzik yapan Son Vapur ve yine yunan müzikleri yapan Barba Yorgo’yu da tercih edebilirsiniz ama yemekler konusunda Angelikis’i geçebilir mi bilemiyorum.


İkinci günümüzde artık kendimizi plajlara atmak istiyoruz ama otelimizde yaptığımız nefis kahvaltı sonrası kahve keyfimizi otelimize yakın Mustafa’nın Gayfesinde yapmadan olmaz.

Nefis dibek kahvelerimizi içtikten sonra kendimizi fotoğrafın arka fonunda görebileceğiniz Yıldız koyuna ve denize atıyoruz. Plajda iki işletme şezlong kiralayıp restoran hizmeti de veriyor.


Girişi biraz iri taşlı, su güne dinç başlamanızı sağlayacak soğuklukta (yani buz gibi değil korkmayın) tertemiz bir deniz…


Gün sayılı olunca yarım gün burada yaptığımız deniz keyfi sonrası bir başka meşhur köy olan Zeytinli köyüne geçiyoruz. Bir tepenin yamacında, zeytin ağaçları arasında bulunan ve tarihi dokusunu koruyan binalarıyla çok şirin bir rum köyü Zeytinliköy… Benim de Gökçeada’da en sevdiğim köy oldu.


Madamın kahvesinde keyifle dibek kahvenizi yudumlamadan, Barbo Hristonun meşhur sakızlı muhallebisini tatmadan ayrılmamalısınız…


Öğleden sonra tabii kiii yine denize, tercihimiz biraz yol olsa da Uğurlu köyü Gizli Liman. Burası adanın en batı ucu merkeze yaklaşık 25 km. uzaklıkta, küçük çakıl taşlı kumsalı, tertemiz denizi ile huzur veren bir koy.


Aydıncık Kefeloz’u da görmek istediğimiz için bu koydan biraz erken ayrılıyoruz.  Kefeloz adanın en çok tercih edilen organize plajı, plaja giden yol üzerinde denizin hemen öncesinde tuz gölünü de görmek mümkün…  Kefeloz sörfçüler tarafından da tercih edilen bir koy, tahmin edeceğiniz üzere biraz rüzgarlı ve dalgalı ama kumlu bir sahili ve tertemiz bir denizi var.


Biz bir günde 3 plaj yapabilidik 1 gün daha zaman ayırırsanız Laz koyu, Kuzulimanı plajı ve Marmaros’u da gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.


2. gün akşam yemeğimizi otelimizin tavsiyesi ile otele de yakın olan İmroz Poseidon’da alıyoruz. İyi ki de alıyoruz buradan güneşin batışını izlemeden adadan ayrılmak istemezdim doğrusu…

Manzarası bir yana mezeler, salata ve balık müthiş lezzetli, hizmet kalitesi ve çalışan ekip çok iyi çok ilgili, kesinlikle adaya her gelişimde bir akşam buradayım.


Son günümüzde deniz güneş yerine erken saat feribotla Kabatepe’ye dönüp şehitlikleri dolaşmayı tercih ettik tabi kiii otelimizde son nefis kahvaltımızı aldıktan sonra.


Feribottan indiğinizde hemen yol üzerinde ilk durağımız Çanakkale Şehitleri Müzesi oluyor. . Sonrasında sırasıyla 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Seddülbahir, Çanakkale Şehitler Abidesi, Bigalı Atatürk Evi gezebildiğimiz yerler, daha çok yer var aslında 1 tam gün ayırmakta fayda var… Gözleriniz dolu, tüyleriniz diken diken geziyorsunuz çünkü gördükleriniz karşısında duyduğunuz minnetin kelimelerle ifadesi yok. O zor şartlar altında kazanılan böylesi bir zafer mucizenin de ötesinde, çok büyük fedakarlıklar yaşanmış, gerçekten bazı borçlar ödenmez. Bunu daha yoğun hissettiğim hiçbir yer hiçbir an olmamıştı.






14 views0 comments

Recent Posts

See All

Rodos

bottom of page