top of page

Rodos

Updated: Mar 15, 2022

Benim neden her tatil sonrası kalbim Ege’de kalıyor acaba 🙂 Euro’nun durumu malum ama bu bizi kesinlikle etkileyemez. Gittiğimize de kesinlikle değdi zira Rodos gerçekten de kalpleri çalıyor. O zaman hemen anlatmaya başlayalım. Öncelikle adanın merkezi eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılıyor. Eski şehir, feribottan indiğinizde sizleri karşılayan Rodos’un muhteşemlik sebebi, yaklaşık 2,5 km lik kale surlarının içinde kalan bölge. Rodos Kalesi ve surların bu kadar iyi durumda olması insanda daha adaya ayak basmadan bir hayranlık uyandırıyor. Yeni şehirde anlaşılacağı üzere surlar dışında kalan büyük mağazaların da bulunduğu bölge. Ayrıca konaklama fiyatları da bir tık daha uygun. Yeni şehirin batı kıyılarına kadar gitmediyseniz yürüyerek kolayca eski şehire geçebilirsiniz.  Biz tatilimizin ilk 3 gününü merkezde geçirmek için ayırdık ve yeni şehirde konakladık. Geri kalan kısmını diğer güzel plajları görebilmek adına araç kiralayarak, Lindos, Faliraki ve Affondou bölgelerinin orta kısımında kalan ve ada halkının tatil için tercih ettikleri Haraki bölgesinde geçirdik. Adada tüm plajlarda şezlong, şemsiye ücretli. Ama istediğiniz plajda havlumu atar yatarım derseniz de kimse karışmayacaktır.

Nasıl gideriz?

Rodos’a Marmaris üzerinden feribotla ulaşım mümkün. Maalesef araçlı feribot yok bu nedenle sadece Rodos merkezde kalmayacaksanız araç kiralamak şart. Feribot bileti aldığınız yerin adada indirim anlaşması olan kiralama firmaları oluyor. Zira biz önceden rentalcars üzerinden kiralamamızı yaptığımızdan bu seçeneği kaçırmış olduk. Ama artıway uygulaması kullanıyorsanız, uygulama üzerinden rentalcars ile kiralama yaparak yine kazançlı çıkabilirsiniz 😉

  1. Rodos Kalesi

Yukarıda da bahsettiğim üzere adanın girişini Rodos Kalesi ve kalenin 2,5 km.’lik surları kuşatıyor. Limandan indiğinizde sahil boyunca surlar eşliğinde yürürken aralarda bulunan sur kapılarından surların arkasında bulunan Eski Şehir’e girebiliyorsunuz.

  1. Rodos Heykeli

Gönül isterdi ki burada size yerini ve şeklini anlatabileyim. Ancak  Dünyanın 7 Harikasından biri olan Rodos Heykeli artık yok. Rodos adasının girişinde iskelede bulunan ve ayakları iskelenin iki tarafında bulunan bu heykel M.Ö. 200’lü yıllarda deprem nedeniyle yıkılmış. Şu an yerinde iskelenin iki tarafında geyik heykeli bulunan sütunlar mevcut. Gitmeden önce araştırma yaptığımda bir sitede özgürlük heykelinin buradan esinlenerek yapıldığını okumuştum. Şimdi hatırlayamıyorum tabi nerede okuduğumu. Ancak benim gözümde nedense  Braavos’un -Game of Thrones’çular iyi bilir- girişindeki heykel canlandı. Bence galiba öyle bir şeydi 🙂

  1. Palace of the Grand Master

Adanın bence en büyüleyici yeri Büyük Üstadlar Sarayı. Eski şehirin en yüksek bölgesinde bulunan saray, şövalyeler döneminden kalma en önemli eserlerden birisi. Bu kadar iyi korunmuş olması ise içerisinde dolaşırken önünüze her an bir şövalye fırlayıverecekmiş hissini yaşamanıza sebep oluyor.  Saray, günümüzde müze olarak halka açık.


  1. Kanuni Sultan Süleyman Cami

Nasıl yani deyip şaşırmayınız. Adanın 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilmesiyle bir çok Osmanlı eseri de adaya etkisini bırakmış. Bunlardan biri de gül pembesi duvarlarıyla dikkat çeken Sultan Süleyman Cami. Bunun dışında adada başka camiler de bulunmaktadır. Zira adada yaşayan bir çok Türk’te bulunmakta.

  1. Hipokrat Meydanı

Tüm canlılığın olduğu meydan diyebiliriz. Büyük Üstatlar Sarayı’dan ilerleyip Süleymaniye Cami’sini geçin aşağı doğru sallandırın kendinizi. İşte Hipokrat Meydanı’ndasınız. Restorantlar, dondurmacılar, hediyelik eşyalar ne arasanız meydan ve meydana inen yol boyunca sizleri bekliyor. Dondurmalarını ve dondurulmuş yoğurtlarını mutlaka deneyin.


  1. Elli Beach

Şehir merkezindeki ve adanın kuzey burnunu kaplayan plaja ben şahsen bayıldım. Tüm burunun sahil şeridi boyunca uzanan plaj daha çok halk plajı gibi. Şezlong ve şemsiye için ücret ödüyorsunuz ama plaja servis yapan bir işletme yok. Plajın üst tarafında kalan kafelerden kahvenizi, ara ara plajda dolaşan esnaftan da meyve donut gibi atıştırmalıklarınızı alabilirsiniz. Plajın doğu tarafında ise daha lüks minderli ve plaja servisi olan doğal olarak şezlong ücreti daha pahalı olan plaj barları da mevcut.


  1. Anthony Quinn Bay

1960 yılında bir film çekimi için Rodos’a gelen Anthony Quinn bu plajı çok beğenmiş ve Yunan hükümeti de bu koya onun adını vermiş. Koy da denizi de gerçekten çok güzel. Ancak malumunuz şanından şöhretinden dolayı maşallah derecesinde kalabalık. Bilin yani 😉


  1. Oasis Beach

Adanın bana kalırsa en otantik plajı. Nasıl tarif etsem bilemedim ama siz en iyisi resme iyice bir bakın. Plaj kayaların üstüne konmuş şezlonglar ve localardan oluşuyor. Denize girmek biraz zahmetli o nedenle. Yanınızda deniz ayakkabısı bulundurun derim ben. Ama keyfi de çok güzel, insan kendini hippi döneminde gibi hissediyor.


  1. Kokkina Beach

Oasis’in hemen yan tarafı ve kayalık olmayanı diyebilirim. Yine harika bir deniz ve çok güzel bir plaj. Biz Oasis’te keyif çatmayı tercih ettiğimizden buraya zaman ayıramadık maalesef.

  1. Ladiko Beach

Anthony Quinn koyunun bir öncesindeki koy. Hemen üst tarafında Ladiko Otel var ama zannetmeyin ki otelin kendi plajı. Rahatlıkla girebilirsiniz.

  1. Mantomata Beach

Bu plajı listenize almadan önce hemen sizi bir uyarayım. Burası nüdist bir plaj yani çıplaklar plajı. İsterseniz bikinili ya da üstsüz de girebiliyorsunuz bu plaja ama göreceğiniz manzara malumunuz. Ayrıca nüdist değilseniz öyle pek de bir esprisi yok bu plajın. Nüdist arkadaşlara -bence- adadaki en kötü plajı vermişler. Sırf bilgi vermek amaçlı gözümü kapadım plaja indim denize baktım yani 🙂 Plajda doğal olarak resim çekmek yasak. Aman diyeyim anı olsun diye bu amaçla gitmeyin.


  1. Tsambika Beach

Uzun, kumlu, bolca plaj barı ve eğlenceli su sporları yapabileceğiniz bir plaj. Özellikle çocuklu aileler için tercih edilesi. Bütün gün deniz,kum,güneş takılayım, acıkınca iki adımda yemek bulayım derseniz tam da böyle bir yer işte.

  1. Haraki

Haraki bölgesi ada halkının tercih ettiği yazlık bölgesi gibi. Ama ada halkının yazlık bölgesi diye gidemeyeceksiniz diye bir şey yok. Zira zaten deniz muhteşem, restoranları, yemekleri muhteşem. Turistik plajlardan sonra vaktiniz olursa değerlendirilebilir. Biz akşam yemeği için tercih ettik açıkçası fazlasıyla da memnun ediciydi.

  1. Lindos

İşte Rodos’un en şirin en Yunan köyü havası estiren en otantik kasabası Lindos. Döne döne kaybolmuşluk hissi veren daracık sokakları ve beyaz boyalı kerpiç evleri arasında keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. Kasabanın hemen üstünde Ortaçağ kalıntıları barındıran Acropolis yer alıyor. Buraya çıkmak biraz yorucu olabilir. Bunun için eşek taksileri kullanabilirsiniz. Kasabanın bir özelliği de bir çok restoranın terasta olması. Lindos koyunu tepeden seyrederek yemeğinizin keyfini çıkarabilirsiniz.


  1. St. Paul Beach

Lindos koyunun bir tarafı Lindos Plajı, hemen karşısında ise St. Paul plajı bulunuyor. Lindos plajı daha geniş bir alana yayılmış bir plaj. St. Paul plajı ise biraz daha lüks bir plaj. Daha rahat şezlonglar ve daha süslü şemsiyeler.  Ama sonuçta aynı koy ve aynı deniz.

  1. Kelebekler Vadisi

Adanın tam orta göbeğinde bulunan bu vadi Panaxia Quadripunctaria kelebeklerinin ender yaşam alanlarından. Bu kelebeklerden bazıları gerçekten çok ender bulunan türler ve dünyanın çok az yerinde görülüyorlarmış. Vadiye girdiğinizde hiçbirşey görmüyorsanız muhtemelen kelebekler uyku halindedir. Çünkü uyandıklarında resmen her yerinizi saran bir kelebek bulutunun içinde kalmış gibi oluyorsunuz. Vadi çok büyük değil ama konum olarak merkeze uzaklığından dolayı bu kelebekler içinde bir kaç saat ayırmanız gerekiyor.

Mutlaka deneyin

-Şehir merkezini 40-45 dk da gezdiren tren turlarına katılın

-Kalithea bölgesinde sahilden kalkan cam tabanlı botlarla tekne turu yapın. Ne yazık ki ben saatini kaçırdığım için yapamadım çok içimde kaldı. Saat 10:00-16:00 arası sefer yapıyorlar.

– Dondurulmuş yoğurdunu, el yapımı dondurmalarını deneyin. Deniz mahsullerinden bahsetmiyorum bile.

– Herkesin delicesine tavsiye ettiği Tamam Restorana uğrayın. Ben uğrayamadım çünkü akşam yemeği için kapısında uzunca bir kuyruk vardı. Öğle yemeği için uğrayabilirsiniz ya da rezervasyon yapmayı deneyebilirsiniz. Rodos deyince herkes burayı öve öve bitiremiyor doğrusu, ada halkı da dahil.




Recent Posts

See All

Comments


bottom of page